27 Mart 2014 Perşembe

27.3.2014 / Anadolu Efes - Laboral Kutxa Maçı

İlk yarı 55, ikinci yarı 50 ve toplamda 105 sayı yiyerek NBAvari bir akşam yaşattığı için takımımıza teşekkür etmeliyiz. Tarafımız açısından "0-0 bitmiş lecce cagliari maçını banttan seyretmek" tadında sıkıcıydı, hiçbir zaman takım kendini taraftara inandıramadı. Euroleague 13-14 sezonunda evimizde oynadığımız son maçı bu denli acı bir skor ile kaybetmek karşısında diyeceğim en ufak kelime dahi yok. Zaten sonlara doğru Laboral'ı alkışlıyordum ben, güzel güzel oynuyordu çocuklar...

Not: Maç içerisinde bir adet evlilik teklifi gerçekleştirildi, efes kızları, çaylak vs. bütün stat olarak çiftimizi alkışladık; onlara mutluluklar dilerim. Yakışıklı Ahmet kardeşime de selam iletmeyi bir borç bilirim.

25 Mart 2014 Salı

21.3.2014 / Armani Milano - Anadolu Efes Maçı

Yine rezalet bir maç.
Efes'in bu seneki karakterine eziklik iyice işledi, şamar oğlanına döndü takım. Koç gelmiş halen maçın genelinde kontrol bizdeydi diyor; Milko Bjelica'nın kritik zamanlarda attığı sayılar olmasa çok daha önce havlu atardık; buna eminim. Savanonic kendinden nefret ettirmek üzere, saçmalıyor, durmadan saçmalıyor. Analiz edilecek bir şey yok maç ile ilgili, verilen hücum ribaundları, durağan setler, kötü top çevirme, bol bol top kaybı ve Jerrels'ten aynı üçlüğü bilmemkaç kez yiyerek adamı ilah mertebesine yükseltmek.
Heba olan bir sezon daha izliyoruz.

7 Mart 2014 Cuma

7.3.2014 / Unicaja Malaga - Anadolu Efes Maçı

Son maçlarda sinirden kuduruyorum. Önce Efes iğrenç oynuyor, sonra karakter koyup geri geliyor; tam maç sonu heyecanı yaşayacağım derken rezalet kararların ardından çok büyük hezimetler yaşanıyor. Geçen hafta Barcelona, bu hafta Malaga. Maçı 7 sayıdan 4'e indiren basketi son bölümde Planinic atıyor; bunun arkasından dünyanın en saçma 2 top kaybını yaparak maçı rakibe hediye ediyor.

Oyunun bu noktaya gelmesindeki en büyük etkenlerden biri ise yine Planinic, 14 sayı ile takımın en skorer ikinci ismi, ayrıca 6 da asisti var. Ama son dakikalarda yaptığı saçma sapan hataların izahı yok. Planinic'in bu takımın lideri olması için istikrarını artırması ve bu denli basit hatalar yapmaması gerekiyor; yoksa takım arkadaşlarının kendisine olan inancı kaybolabilir.

Genel olarak maça bakarsak, ilk çeyrek skoru 29-11 Malaga lehine, hatta bir ara 20-3 gibi anlamsız bir skor gördüğümüzü bile hatırlıyorum. İkinci çeyrekten sonra Efes hep karşı takımı kovaladı; savaştı, didindi, çok kez geri geldi, Malaga'yı yakaladı ancak her seferinde basit hatalar yaptı ve bunları da 24 sayı atarak yıldızlaşan Zoran Dragic affetmedi. Vasileadis'in geç açılması da takımın ritim bulamamasına neden oldu. 15 sayı ile takımın en skoreri olan Yunan oyuncu, bu skorun 12-13 sayılık kısmını son periyotta rakip potaya bıraktı ama bu da galibiyet için yeterli olmadı.

Fazla göze batmayan ama rezalet oynayan bir diğer isim ise Dusko idi. 31 dakika sahada kaldı, sadece 4 sayı attı, savunmada ortalama bir oyun sergilerken hücumda yapılabilecek en kötü tercihleri ve atışları denedi. Bunun sonu da hüsran oldu.

Nefret ettiğim Semih Erden süre almadı, benim açımdan en büyük sevinç bu oldu.

Angelou elinden geleni yapan bir koç, bazı şeyleri ise oyuncuların sahaya yansıtması gerekiyor.

Üzgünüm.